[googleb3a173295c258239.html]
Haber Detayı
20 Nisan 2018 - Cuma 03:50 Bu haber 2718 kez okundu
 
Kişiye özel kanser aşısında yeni başarı
ABD’deki Pennsylvania Üniversitesi’nin Perelman Tıp Fakültesi ve Abramson Kanser Merkezi tarafından yürütülen başlangıç seviyesinde bir klinik çalışmada yeni bir kanser aşısının kanserli hücrelerin tedavisinde umut vadeden sonuçlar elde edilmesini sağladığı görüldü.
BİYOTEKNOLOJİ Haberi
Kişiye özel kanser aşısında yeni başarı

HABER MERKEZİ - Kişiye özgü olarak geliştirilen bu aşı kanser hastlalarının kendi bağışıklık sistemi hücreleri kullanılarak üretiliyor. Bu hücreler laboratuvar ortamında kişideki kanserli tümörden alınan hücrelerle karşı karşıya getiriliyor ve daha sonra hastanın bağışıklık sisteminin kanserli hücrelere karşı daha güçlü bir mücadele vermesini sağlamak amacıyla hastaya enjekte ediliyor. İleri evre yumurtalık kanseri hastaları arasında gerçekleştirilmiş olan bu pilot çalışmada temel olarak kişiye özgü aşı yönteminin güvenli ve uygulanabilir olup olmadığına bakıldı ve bu yöntemin kanser tedavisinde etkili olabileceğine dair bazı net işaretler elde edildi: Aşılanan hastalardan neredeyse yarısı aşıya karşı antitümör T-hücreleriyle cevap verdi ve bu hastaların, aşıya cevap vermeyen hastalara göre, kanserli tümörlerinde ilerleme olmadan daha uzun yaşam sürelerine sahip oldukları görüldü. İki yıl süren aşı tedavisinin ardından, hastalardan biri başka hiçbir tedaviye ihtiyaç duymaksızın beş yıl boyunca kanserden kurtuldu. Bu araştırmanın sonuçları Nisan ayında Science Translational Medicine isimli tıp dergisinde yayımlandı.  

 

Çalışmayı yürüten ekipten, Pennsylvania’daki tıp fakültesinin kadın hastalıkları ve doğum bölümünde görevli, Yrd. Doç. Dr. Janos L. Tanyi, “Bu aşı hastalar üzerinde güvenli görünüyor ve hastalarda daha büyük bir antitümör bağışıklığı meydana getiriyor. Bu sonuçlar bize göre aşıyla ilgili daha geniş kapsamlı klinik deneme çalışmalarının yapılmasını gerekli kılıyor” diyor.

 

Ludwig Kanser Araştırmaları Enstitüsü’nün Lozan’daki şubesinden Dr Lana Kandalaft tarafından yürütülen bu araştırmada Dr. George Coukos ve Dr Alexandre Harari de yer aldı. Pennsylvania Üniversitesi’nin Perelman Tıp Fakültesi’nde yaptıkları çalışmada Kandalaft ve Coukos kişinin bağışıklık sistemi hücreleri kullanılarak üretilen aşılar içinde yeni bir yöntem geliştirdiler.

 

Bugüne kadar geliştirilmiş olan birçok kanser aşısı mesela hücre yüzeyi reseptörleri gibi kanserli tümörleri olan kişilerin kanserli hücrelerinde bulunması oldukça muhtemel bilinen belli bir molekülü tanımaya ve ona saldırmaya yönelik dizayn edilmiş. Lozan- Pennsylvania ekibinin üzerinde çalıştığı yöntemse daha zorlu ve iddialı. Bu yönteme göre her kanser hastası için özel bir aşı üretiliyor. Bu aşı kanser hastasının kendi tümör hücreleri kullanılarak yapılıyor çünkü her kanserli tümörde hücreler farklı bir dizi mutasyon geçirmiş oluyorlar ve bu nedenle kanserli her kişinin bağışıklık sistemi bu duruma farklı cevaplar veriyor. Bu aşı aynı zamanda tümörün bütününü hedef alıyor, yani kişinin bağışıklık sistemini sadece tümörlü belli bir alan için değil tümörden etkilenmiş bütün alanlar için harekete geçirmeyi hedefliyor.

 

Tanyi, “Amaç, kişide kanserli tümörle mümkün olduğunca en geniş alanda savaşabilmek için kişinin bağışıklık sistemini harekete geçirmek ve sadece o tümörde bulunan bazı özel noktaları hedef almak” diyor.

 

Aşı tümörlere karşı T-hücresi bağışıklığını etkinleştiriyor ve tümörün zorlayıcı savunma mekanizmalarını alt etmede bu hücrelere yardımcı oluyor. Tanyi ve meslektaşları her hastanın aşısını uygun prekursör hücreler elde etmek için o hastanın periferik mononükleer kan hücrelerini ayrıntılı bir şekilde tarayarak ve bu hücreleri laboratuvar ortamında geniş popülasyonlu dendritik hücreler şeklinde büyüterek elde ettiler. Dendritik hücreler T-hücresi bağışıklığının etkin hale gelmesinde önemli bir role sahipler. Dendritik hücreler patojenleri, tümör hücrelerini ya da vücuda “yabancı” olan ne varsa içlerine alırlar ve bu yabancı maddelerin parçalarını T-hücrelerine ve bağışıklık sisteminin diğer parçalarına belli bir yanıtı almak için sunarlar. Araştırmacılar dendritik hücreleri hastanın tümöründen alınarak özel olarak hazırlanmış parçalara maruz bırakmışlar, hücreleri gama interferonla active etmişler ve T-hücrelerinin aktivasyonu için bu hücreleri hastanın lenf düğümlerine enjekte etmişler.

 

Araştırma ekibi bu yöntemi 25 hasta üzerinde test etmiş ve hastaların her birine bazı durumlarda altı aydan uzun bir süre boyunca üç haftada bir tümör hücrelerine maruz bırakılmış dendritik hücreleri içeren bir dozluk aşı vurulmuş. Hastaların yarısında vücutlarının aşıya olumlu cevap verdiği anlamına gelen spesifik olarak tümörlü hücreye karşı reaktif T-hücreleri sayısında çok büyük bir artış olmuş.

 

HAYATTA KALMA ORANI

Tanyi, “Aşıya cevap veren hastalarda gelecek iki yıl içinde hayatta kalma oranı yüzde 100 olurken, aşıya cevap vermeyenlerin sadece yüzde 25’i iki yıl süreyle hayatta kalabildiler” diyor.

 

Araştırmaya katılan hastalardan biri 46 yaşında 4. evre yumurtalık kanseri olan bir kadındı. Yumurtalık kanseri genelde çok geç teşhis edilir. Bu kadın araştırmaya katılmadan önce beş kür kemoterapi almıştı. İki yıl boyunca bu kadın kendine özel olarak üretilmiş kanser aşısını 28 doz olarak aldı ve sonrasında tam beş yıl kanserden kurtulmuş olarak yaşadı.

 

Bu kanser aşısıyla ilgili umut vadeden başka bir bulgu da aşıya cevap veren hastaların bazılarına yapılan testlerde, aşı sayesinde aktive olan T-hücrelerinin bu kişilerin tümörlerindeki “neoepitop” denen benzersiz yapılarla yüksek seviyede benzerlik göstermesiydi. Temel olarak bu tür T- hücreleri tarafından tümöre yapılan saldırıların özellikle güçlü ve o tümöre özgü olması gerekiyor ki, sağlıklı hücreler zarar görmesin.

 

Tümörler tipik olarak kişinin bağışıklık sistemini baskılamak ya da onun saldırılarından kendilerini korumak için moleküler bazda bazı savunma sistemlerine sahiptirler. Bu nedenle bugüne kadar yapılan klinik denemelerde kanser aşıları ve immünoterapiler hastalar üzerinde kanserin tedavisiyle ilgili farklı sonuçların çıkmasına sebep olmuşlardır. Tanyi ve meslektaşları ilerde tümörlerin bağışıklık sistemine karşı savunma mekanizmalarını etkisiz hale getiren ilaçlardan da faydalanarak üzerinde çalıştıkları kişiye özgü kanser aşısının etkinliğini arttırmayı hedefliyorlar. 

 

Ayrıca umut verici olan, yanıt verenlerin çoğunda, tümörlerinde benzersiz yapılar (“neoepitoplar“) için yüksek afinite gösteren aşı kaynaklı T-hücrelerinin test edilmesiydi. Prensip olarak, bu tür T-hücrelerinin tümörler üzerindeki bir saldırısı, özellikle tümöre özgü ve ayrıca sağlıklı hücrelerin korunmasını sağladığı kadar güçlü olmalıdır.

 

Tümörler tipik olarak bağışıklık ataklarını bastırmak veya yok etmek için kullanabilecekleri bir moleküler savunma repertuarına sahiptirler. Bu nedenle bugüne kadar kanser aşıları ve immünoterapileri klinik çalışmalarda karışık sonuçlara neden olmuştur. Tanyi ve meslektaşları, gelecekte, tümör anti-immün savunmasını etkisiz hale getiren diğer ilaçlarla birleştirerek aşılarının etkinliğini arttırmayı umuyorlar. (www.eczahanehaber.com)

Kaynak: (eczahanehaber.com) - eczahanehaber.com Editör: Eczahane Haber
Etiketler: Kişiye özel kanser aşısı
Yorumlar
Haber Yazılımı